Şirince Köyü, Kuşadası

Eklenme Tarihi: 25 Mayıs 2012 - Kategori: Butik Oteller, Kent Otelleri, Küçük Oteller, Moteller, Pansiyon Oteller, YURT İÇİ OTELLER

şirince köyü

şirince köyü

Efes’ten sonra 8 km. uzaklıktaki Şirince Köyü’nü görmeden olmaz. Selçuk’tan İzmir’e doğru giderken Kale’nin hizasına düşen “Şirince”tabelasını görüp sağa döneceksiniz. (Dikkat, Selçuk’tan çıkmadan, içindedir dönüş yolu.) Selçuk’tan zeytinlikler arasında uzanan yol birdenbire karşınıza kendi de adı gibi güzel bir köy çıkarıyor. Eski adı Kırkınca olan köyün 20. yüzyıl başında büyük bölümü Rum olan 1800 hanesi varmış, 1. Dünya Savaşı sonrası Yunanistan’a göç vermiş, 1924’te ise mübadiller yerleşmiş. Köyü ziyareti sırasında İzmir Valisi Kazım Dirik Kırkınca adını Şirince’ye değiştirmiş.

Şirince’yi gezerken aracınızı köyün meydanına, lokantaların bulunduğu taraftaki park yerine bırakın. Daracık sokaklarda arabayla gezmek hem mümkün değil, hem de yakışıksız olur. Vadiye sırtınızı dönerek köy içinde küçük bir tura başlayabilirsiniz. Taş döşeli dar sokaklardan yürüyerek yokuşu çıkmaya başlayın. İlginç mimari örnekler sunan evler nostaljik bir rüzgarla birlikte hüzün de estiriyor. Çoğu yıkılmaya yüz tutmuş, zorlukla zamana ayak direnmeye çalışan evler arasında yürüyorsunuz.
Sokak aralarına kurulu tezgahlarda ve köy meydanında köye has sabunlan ve ev yapımı şaraplar göze çarpıyor. Küçük hediyelikler, el işleri de satılıyor. Bir çok ev bahçesini lokanta ya da gözleme evine çevirmiş. Gözlemesi de ayranı da lezzetli.

Köyün iki kilisesi ayakta. Yukarı Kilise (Vaftizci Yahya Kilisesi) özel mülkiyette. Bir köy evinin bahçesinde kalmış. Köy evi dediğimiz aslında kilisenin okuluymuş. Avlu kapısından girip gezmek için izin isterseniz hemen buyur edilirsiniz. Avlu her zaman tertemiz. Kilisenin içi de tertemiz, evsahipleri evlerinin bir parçası olan kiliseyi de süpürüp temizliyorlar. Kilise kısmen restore edilmiş ama henüz tamamlanmamış durumda.

Şirinceliler hafif, taze güzel bir şarap yapıyorlar, her dükkanda, her evin önünde satılıyor. Hepsinin tadına bakmak serbest. Şaraplar iyi de zeytinyağı bir başka. Köyün zeytinyağını “iyi” sözcüğü anlatamıyor. Elbette hepsi aynı tadda değildir, iyisini seçip almak size kalmış. Oldukça da ucuz.

Çarşısı da renkli mi renkli, insanları da güleryüzlü. Danteller, iğne oyaları, çoraplar ve elbette şarapla zeytinyağı. Bir anı almaya değer.



Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yorum Yap