Konya’da gezilecek yerler

Eklenme Tarihi: 24 Mayıs 2012 - Kategori: Tarihi Gezilcek Yerler, YURT İÇİ OTELLER

Konya,bozkırın çoğudur,tıpkı bozkır gibi kendini gizleyen esrarlı bir güzelliği vardır. Bozkır, kendine bir serap çeşnisi vermekten hoşlanır. Konya’ya hangi yoldan girerseniz girin sizi bu serap vehmi karşılar.”

Cumhuriyetin ilk yıllarında Konya Lisesi’nde çalışan Ahmet Hamdi Tanpınar,sevmekten öte bir duyguyla tüm benliğiyle hisseder Konya’yı ve bunu “Beş Şehir”de dile getirir. Tanpınar’a inanma arzusu ve bozkır ortasında serap bulma kuruntusuyla.bir vahaya ulaşacağıma inanıyorum bende Konya’da.İstanbul gibi bir metropolden,bir Anadolu kentine gelmişseniz,alışmak adına kentin en hareketli noktasını merkez almalısınız kendinize.İşte bu yüzden Konyalıların gezmeye,dolaşmaya,eğlenmeye çıktığı bölgeyi tanımak istiyorum öncelikle.

Kent merkezindeki sosyalleşme alanlarından biri,yörük çadırları şeklinde restoran ve nargile kafeleri, çocuk parkı, Pamukkale travertenleri, Mostar Köprüsü ve peribacaları marketleri, Şelale köşkü ve yapay gölet gibi platformlardan oluşuyor.

Zafer ve Form
Kentin genç ve Batılı yüzü Zafer ve Form’a girebilmek için Fuar alanından geçmem gerektiğini öğreniyorum bir bisiklet sürücüsünden.Konya’da taksi bulmak bir hayli zor. Minibüs ve tramvaylardan sonra trafikte en çok bisiklet ve motosikletlilere rastlanıyor.Hatta belediyenin yaptırdığı özel park alanları bile var. Fuar,Aleaddin Tepesi’nin kuzeybatı eteklerinde Karatay Medresesi ile İnce Minare arasından başlayan ve bir zamanlar Dedebahçesi olarak bilinen bölgeyi içeren yemyeşil bir park. 1970′te halka açılan bu alanda büyük bir gölet, sergi yerleri, kültür merkezi, lokantalar, lunapark, kafeler ve çok sayıda kuruyemiş tezgahı bulunuyor.

Alaaddin Tepesi
Fuar’ın çıkış kapısı Aleaddin Tepesi’ne açılıyor.Tepe denilen yer,öyle bildiğiniz yüksek tepelerden değil.Ancak,bir yığın merdicen basamağıyla çıkılan Aleaddin Tepesi yine de dümdüz bir ovada kurulan kentin en yüksek noktası.Eskiden olduğu gibi bugün de kentin merkezilik işlevini yerine getiren tepenin Kuzeyindeki Aleaddin Camii,Anadolu Selçuklu mimarisinin yazıtlı en eski camisi olması dışında,devasa bir külahuı andıran kümbeti ve gençlerin gözlerden uzak kalabilmesine imkan sağlayan yüksek surlarıyla da ilgiye mazhar.

İnce Minareli Medrese
Yemyeşil ağaçların arasından yürüyerek kentin can damarı Zafer Caddesi’ne iniyorum.Cadde üstündeki muhteşem medrese uzun bir süre soluksuz kalmama neden oluyor. Mükemmel taş işçiliğiyle dillere destan olan İnce Minareli Medrese, çarşının orta yerinde, bir eski zaman mücevheri gibi hemen görünür kılıyor kendisini. Yeni denemelerle dönemine damgasını vuran mimar Kölük bin Abdullah’ın yaptığı medrese,1260′lara tarihleniyor.Yalın ve süslemesiz olan yapı,kemer kilidinin üstünde birbirine dolanan yazıt,bitki ve geometrik motiflerden oluşan iki kuşakla çevrili anıtsal taçkapısı sayesinde Anadolu’nun en önemli medreseleri arasına girmiş.



Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yorum Yap